Tome Piramidi

TOME PİRAMİDİ

Şirketlerin Yaşamsal İhtiyaç Hiyerarşisi

İnsanoğlu doğduğundan beri çeşitli gereksinmelere ihtiyaç duymuştur. Bu ihtiyaçlar yüzyıllardır bilim adamları tarafından tartışılmış ve farklı teoriler ortaya atılmıştır. Bunlardan en kabul göreni Maslow’ un “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” olmuştur. Öncelikle bu teoriyi biraz açıklamakta fayda var. İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi, Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada ortaya atılmıştır.

Maslow Teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar' ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için başta olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. Maslow' un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluşturur ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç  kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir:

1. Fizyolojik gereksinimler 2. Güvenlik gereksinimi 3. Sosyal gereksinmeler 4. Saygı gereksinimi 5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi.

İş hayatına bakıldığında ise, durum bireylerdekilerle  benzerlik göstermektedir. Şirketler de insan gibi doğar, büyür ve ölür. Onların da süreleri farklılık göstermekle birlikte ömürleri vardır. Dolayısıyla şirketlerin yaşam süreleri içinde belli ihtiyaçları olacaktır. Şirketlerin, belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar' ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve kurumsal gelişiminin o an için başta olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir.

Şirketlerin ihtiyaçlarını temel ve ileri düzeyde belirlemek ve sınıflandırmak için oluşturulan hiyerarşik yapıya TOME PİRAMİDİ denir. Bu aynı zamanda ‘şirketlerin yaşamsal ihtiyaç hiyerarşisi’ olarak da adlandırılır.

 

 

 

Beş bölümden oluşan Tome Piramidi’nde ilk üç basamak temel ihtiyaçları, sonraki iki basamak ileri düzey ihtiyaçları simgelemektedir.

Temel ihtiyaçların ilk basamağı üretimdir. Sektörü ister ürün ister hizmet olsun, üretim yapamayan hiçbir firmanın bir başlangıç noktası olmaz. Değer üretmeyen şirketler yok olmaya mahkumdur. Konusu ne olursa olsun, üretim gerçekleşmezse firma faaliyetine başlayamaz. Sadece aracılık faaliyeti yürütmüş olur. Üretim olmazsa diğer basamaklara da geçiş yapılamaz.

İkinci basamak müşteridir. Daha önce yeryüzünde hiç üretilmemiş bir şey keşfettiniz. Üretimini de yaptınız. Bunu bir depoda saklarsanız veya piyasaya sürmezseniz dünyanın en kıymetsiz ürünü olur. Müşterileriniz olmazsa ürettiğiniz şeyin hiçbir kıymeti kalmaz.

Üretim yaptınız, müşteri buldunuz. Fakat paralar suyunu çekmeye başladı. Nasıl yeniden üretim yapıp satacaksınız. Bu döngünün sürdürülebilirliği gerekmektedir. Devamlılık için gerekli olan şey, gelirdir. Gelir olmazsa hiçbir konuda adım atılamaz. Bunun yanında, tüm basamaklardaki faaliyetleri yürütmek için gelir gerekmektedir. Bir şirketin bu üç konuda ihtiyacı karşılansın temel düzeyde yeterli olur. Küçük bir yerde, mikro kobi düzeyinde bu üç basamaktaki ihtiyaçların kaşılanması yeterli olacaktır. Fakat daha büyük bir şirket yönetiyorsanız daha fazlasına ihtiyacınız var.

Temel çalışmalar döngüsü sağlıklı şekilde ilerledikten sonra, şirketlerin ileri düzeydeki ihtiyaçlarını karşılaması gerekmektedir.

Buraya bir parantez açmakta fayda var. Dünya artık tek pazar.  Satış o kadar kolay ki. Yeter ki düzgün bir modeliniz olsun. Dünya düzeni pandemi ile birlikte değişti. İletişim kanallarının büyük bir kısmı online hale geldi. Bu sebeple klasik büyük şirket-küçük şirket ayırımı geçerliliğini yitirdi. Yeni dünya düzenine hazır mısınız?

Yeni dünya düzeninde belli bir hızla yürürseniz mevcut konumuzunu korursunuz, ileri gitmek istiyorsanız daha hızlı yürümelisiniz hatta koşmalısınız. Ancak o zaman ilerlersiniz. Tıpkı yürüyen merdivene tersten binmek gibi.

İlerlemenin birinci adımı, iletişim ihtiyacını gerçekleştirmek. Şirketinizin markaları ile müşterileri arasında ortaya çıkan iletişim ihtiyacını boş bırakmadan karşılamak gerekiyor. Artık sadece ürün/hizmet ürettim sattım, bitti, gitti diyemiyorsunuz. Satış öncesinde ve satış sonrasında da müşterilerinizle iletişim içinde olmanız lazım. Ürettiğiniz ürüne katma değer yaratmadığınız sürece satmayı unutun. Katma değeri de iletişim ile yapabilirsiniz. Yoksa müşteri markanızdan bihaber, markanız müşterilerden bihaber olur.                

Gelelim zirveye. Başarıyı refleks haline getirmek için, alışkanlık haline gelmiş yapıyı bir sisteme dökmeli; bir model oluşturmalısınız. İşte biz buna kurumsallaşma diyoruz. Kurumsallaşma, bir şirketin ihtiyacının en üst basamağıdır. Karşılanması halinde şirketin her manada zirvede olduğunun net göstergesidir.

Tüm bu basamaklar, şirketinizin temel düzeyden başlayıp ileri düzeydeki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik oluşturulmuştur. Aslında şirketlerin başarı piramidi de diyebiliriz. Bu sıralamayı düzgün şekilde kurgulayan bir şirketin başarısız olma gibi bir şansı yoktur. Bu sebeple, şirketlerin yegane amacı olan karlılığa ulaşmanın sırrı; bu piramitteki süreçleri yapılandırmaktan geçiyor.

Bu basamaktaki süreçleri nasıl yapılandıracağımızın cevabı ise, şirketlerin kurumsal yönetim modeli oluşturmasıdır. Kurumsal yönetim modeli oluşturan bir şirketin elde ettiği başarı, sürekli hale gelirken sürdürülebilir bir döngü içerisine girer. Öyle bir döngüdür ki her bir turda kendini büyüten hale gelir. Bir döngü düşünün ki her bir turda bir önceki tura göre daha da büyüyor. işte kurumsal yönetim modeli şirketler için bu kadar hayati bir öneme sahiptir.

Tome Piramidi’ndeki basamakları gerçekleştirmek, temel ve ileri düzeydeki ihtiyaçları karşılamak elbette kolay bir iş değildir. Hele hele profeyonel değilseniz çok daha zordur ama imkansız değil! Şirketin yönetimsel sürecinde görev yapan istisnasız herkesin profesyonel olması, değilse profesyonelleşmesi için ciddi eğitimler alması gerekir. Bu, bir işverenin şirketine yapacağı en büyük yatırımlardan bir tanesidir.

Ülkemizde kırılması gereken yanlış algılardan bir tanesi de yatırım denilince akla bina, makine alımının geliyor olmasıdır. insana, sisteme yapılan yatırım vardır ki buna ‘’Beşeri Yatırım’’ denir. En az bina, makine kadar önemli bir yatırımdır. Pandemi sürecinde bir kez daha gördük ki binaların, lüks ofislerin hiçbir değeri yok. İlk 500 deki şirketlerden başlayarak binlerce şirket çalışanı evinden çalışmak zorunda kaldı. Sistemine, çalışanına yatırım yapmayan şirketler yok oldu gitti ya da yok olmak üzere.

Tome Piramidi’ndeki ihtiyaçları karşılamak ve özel sektörün yegane amacı olan karlılığı makisimize etmek için ortaya bir model koymak gerekmektedir. Model, bir elbisenin kalıbı gibidir. Bir kere düzgün şekilde oluşturuldu mu sürdürülebilir başarı ile yol alınır uzun seneler.